Van Kent Rehberi

  • 44.7639
  • 52.6643
  • 60.3739
BAŞARILI İSİMLER TASFİYE, SORUNLAR SERBEST: AYNI HATALAR, AYNI SONUÇ!
BAŞARILI İSİMLER TASFİYE, SORUNLAR SERBEST: AYNI HATALAR, AYNI SONUÇ!

BAŞARILI İSİMLER TASFİYE, SORUNLAR SERBEST: AYNI HATALAR, AYNI SONUÇ!

 BAŞARILI İSİMLER TASFİYE, SORUNLAR SERBEST: AYNI HATALAR, AYNI SONUÇ!

Bayram öncesi şehirde yaşanan tablo aslında yeni değil…

Trafik kilitleniyor, seyyar satıcı sorunu kontrolden çıkıyor, esnaf şikâyetçi, vatandaş mağdur. Peki neden? Çünkü bir dönem disiplinle çözülen sorunlar bugün yeniden ve daha ağır şekilde karşımıza çıkıyor.

Bu noktada iki isim dikkat çekiyor: Zeynep Karakoyun ve Sabahattin Ergenç.

Her iki isim de farklı dönemlerde görev almış olsa da, ortak noktaları net: planlama, disiplin ve sahaya hâkimiyet.

PLANLI YÖNETİM NASIL FARK YARATIYORDU?

Mustafa Avcı döneminde Zeynep Karakoyun, kayyım döneminde ise Sabahattin Ergenç…

Her iki isimle de çalışma fırsatı bulanların ortak görüşü şu: “O dönemlerde sorunlar büyümeden çözülüyordu.”

Özellikle Sabahattin Ergenç’in bayram organizasyonları dikkat çekiciydi.

Ana arterlere yerleştirilen ekipler, gün gün yapılan planlama ve sıkı koordinasyon sayesinde:

Trafik yoğunluğu minimuma indiriliyor,

Seyyar satıcılara kesin sınırlar çiziliyor,

Arefe akşamına kadar şehir kontrol altında tutuluyordu.

Öyle ki, caddeye izinsiz çıkan tek bir seyyar satıcıya bile müsaade edilmiyordu!

Üstelik bu başarı, bayramdan iki hafta önce başlayan hazırlığın sonucuydu.

Kişisel ilişkiler bir kenara bırakıldığında tablo net:

“Yiğidi öldür, hakkını yeme” sözü tam da bu noktada anlam kazanıyor.

 SADECE DENETİM DEĞİL, KALICI ÇÖZÜM VİZYONU

Zeynep Karakoyun ise yalnızca günü kurtaran değil, sorunu kökten çözen bir yaklaşım ortaya koyuyordu.

Zabıta teşkilatının farklı kademelerinde edindiği tecrübeyi sahaya yansıtarak:

Seyyar sorununu sistematik şekilde azaltmayı,

Bu kesime yönelik kalıcı istihdam projeleri üretmeyi,

Halkla doğrudan iletişim kurarak gerilimi düşürmeyi başarmıştı.

Yani mesele sadece “yasaklamak” değil, alternatif üretmekti.

BUGÜN NE OLDU?

Bugün gelinen noktada ise farklı bir tablo var:

Tecrübeli isimlerden faydalanılmıyor,

Kurumsal hafıza devre dışı bırakılıyor,

Sorun çözenler yerine pasifize edilen kadrolar tercih ediliyor.

Bu yaklaşımın sonucu ise kaçınılmaz:

Aynı sorunlar tekrar ediyor, hatta büyüyerek kronikleşiyor.

ASIL SORUN: LİYAKAT YERİNE TERCİH SİYASETİ

Zeynep Karakoyun’un görevden alınması, Sabahattin Ergenç’in sistem dışına itilmesi…

Bu sadece iki ismin hikâyesi değil. Bu, aynı zamanda:

Liyakatin göz ardı edilmesi,

Tecrübenin değersizleştirilmesi,

Hizmette sürekliliğin koparılmasıdır.

Ve en kritik sonuç:

Sorunları çözen mekanizmalar ortadan kalktıkça, sorunların kendisi kalıcı hale geliyor.


 SONUÇ NET: SORUNLAR TESADÜF DEĞİL, TERCİH SONUCU!

Bugün şehirde yaşanan düzensizlik, sadece anlık bir yönetim zafiyeti değil;

bilinçli tercihlerle sürdürülen bir yönetim anlayışının ürünüdür.

Eğer aynı yöntemler devam ederse:

Trafik yine kilitlenecek,

Seyyar sorunu büyüyecek,

Esnaf ve vatandaş aynı mağduriyeti yaşamaya devam edecek.

Çünkü gerçek değişim, isimleri değiştirmekle değil; liyakati esas almakla mümkündür.