Van Kent Rehberi

  • 48.6790
  • 55.8851
  • 65.0379
Valiciler, Gericiler, İhaleciler
Valiciler, Gericiler, İhaleciler

Valiciler, Gericiler, İhaleciler

Valiciler, Gericiler, İhaleciler

Van Valisi Ozan Balcı’nın, son Valiler Kararnamesi ile görev süresi dolmasına rağmen bir yıl daha Van’da görevine devam etmesi, kentte yalnızca idari bir karar olarak değil; siyasal, ekonomik ve toplumsal boyutları olan bir tartışma başlığı olarak gündeme geldi.


   Kararın ardından kamuoyunda yükselen “gitmesin” yönündeki çağrılar, ilk etapta Van’da son dönemde artan yatırım ve faaliyetlerle gerekçelendiriliyor. Ancak sahaya yakından bakıldığında, bu çağrıların bir kalıptan toplumsal iradeden çok; farklı beklenti, çıkar ve algıların ortaklaştığı bir zeminde şekillendiği yönünde değerlendirmeler öne çıkıyor.

Van Şantiye Alanına Döndü: Nicelik Var, Nitelik Yeterli mi?

   Son iki yılda Van’da spor tesisleri, okul binaları, kültür ve sanat etkinlikleri, yol ve ulaşım çalışmaları ile çeşitli kentsel yapılar hızla hayata geçirildi. Kent, fiziki olarak adeta bir şantiye alanına dönüştü.

Ancak kamuoyunda sorulan temel soru netliğini koruyor:

Bu yatırımlar kimlerle planlandı, kimlerin görüşü alındı ve hangi bilimsel ya da mesleki kriterler esas alındı?

Sebze hali ve şehirlerarası otogar gibi kentin geleceğini doğrudan etkileyecek projelerin; Jeoloji Mühendisleri Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları  gibi ilgili meslek kuruluşlarının görüşleri alınmadan, sivil toplum kuruluşlarıyla yeterli istişare yapılmadan planlandığı yönündeki eleştiriler sıkça dile getiriliyor.

Tarım, hayvancılık, turizm, sağlık, ulaşım ve sanayi gibi temel alanlarda yapılan toplantıların genellikle sınırlı ve sabit çevrelerle yürütüldüğü; birinci, ikinci ve üçüncü kayyım dönemlerinde aynı isimlerin tekrar tekrar görev aldığı; yatırımların uzun vadeli planlamadan ziyade dönemsel memnuniyet üretmeye odaklandığı yönünde değerlendirmeler kamuoyunda yer buluyor.

Ayrıca, herhangi bir siyasi yönelime sahip olmamalarına rağmen eleştirel bakış açısı taşıdıkları için bazı sivil toplum temsilcileri, bürokratlar ve basın mensuplarının mobinge maruz kaldığı, çalışmalarının engellendiği ve pasifize edildikleri yönündeki iddialar da dile getirilen başlıklar arasında bulunuyor.

Eğitimde Görünürlük Yüksek, Sorunlar Derin

“Kitap Van” kampanyaları, okul bahçelerine yapılan yeni ilkokul binaları ve tanıtımı yüksek projeler eğitim alanında öne çıkarılıyor. Ancak sahadaki tablo, bu görünürlüğün eğitimin yapısal sorunlarını ortadan kaldırmadığını gösteriyor.

Eğitim bileşenleri tarafından dile getirilen tespitlere göre Van’da hâlen; merkezdeki köklü okullarda dahi sözleşmeli öğretmen görevlendirmeleri sürüyor, bazı kırsal bölgelerde okul bulunmuyor, temizlik ve temel ihtiyaç malzemeleri yetersiz kalıyor, sınıf mevcutları ise 40–50 kişiye kadar çıkabiliyor.

Bunun yanı sıra, eğitim alanındaki taleplerin ve eleştirilerin zaman zaman siyasi yakınlık üzerinden değerlendirildiği yönündeki görüşler, eğitimde eşitlik ve adalet tartışmalarını derinleştiriyor.

Tüm bu tabloya rağmen Van’ın, Türkiye genelinde eğitim başarı sıralamalarında son sıralarda yer alması; yatırımlar ile elde edilen sonuçlar arasındaki uyumsuzluğu daha görünür hale getiriyor.

Spor Yatırımı Var, Amatör Spor Sahipsiz

26 okul bahçesine yapılan spor salonları kamuoyuna yansıtılırken, Van’daki amatör spor kulüplerinin karşılaştığı temel sorunlar çözüm bekliyor.

Kış aylarında kar yağışı sonrası sahaların temizlenmesi için yeterli ekipmanın bulunmaması ve kentte aktif olarak kullanılan yalnızca bir eski kar küreme aracının olması, spor yatırımlarında vitrin ile gerçek ihtiyaçlar arasındaki farkı ortaya koyuyor.

Futbol kulüplerinin ağırlıkta olduğu kentte, diğer branşların yalnızca resmî kurumlar üzerinden desteklenebileceği algısını güçlendiren uygulamaların, alternatif spor dallarında faaliyet gösteren kulüpleri zor durumda bıraktığı ifade ediliyor. Ulusal ve uluslararası başarılar elde edilmesine rağmen bu kulüplerin yeterli destek ve takdir görmediği yönündeki eleştiriler, spor politikalarının yalnızca tesis yapımıyla sınırlı kalmaması gerektiğini gündeme getiriyor.

Davetiye Usulü İhaleler, Doğrudan Teminler ve Şeffaflık Tartışması

Van’da yapılan birçok işin, afet durumları için düzenlenmiş mevzuata dayanılarak davetiye usulüyle gerçekleştirilmesi, kamuoyunda soru işaretlerine neden oluyor.

Eleştirilerin odağında; afet durumu dışında da bu yöntemin uygulanması, davetiyeli işlerin sınırlı sayıda kişi ve firmalara verildiği iddiaları, mal ve hizmet alımlarının parçalara bölünerek doğrudan temin yoluyla gerçekleştirilmesi ve maliyet kalemleri hakkında kamuoyuna yeterli, açık ve tatmin edici bilgilendirme yapılmaması bulunuyor.

Bu eleştiriler, kişilere değil; uygulanan yöntemlerin denetlenebilirliği ve kamu yararı açısından değerlendirilmesi gerektiği vurgusuyla dile getiriliyor.

Kayyım Yönetimi, Bütçe Aktarımları ve İşten Çıkarmalar

Van Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım olarak da görev yapan Vali Balcı döneminde, belediye bütçesinden Milli Eğitim Müdürlüğü, Müftülük, bazı sivil toplum kuruluşları ve benzeri kurumlara yapılan aktarımlar; yerel yönetimlerin asli hizmet alanlarının zayıfladığı yönünde eleştirilere neden oluyor.

Öte yandan, çözüm sürecine dair tartışmaların yeniden gündeme geldiği bir dönemde, güvenlik soruşturması gerekçesiyle yüzlerce çalışanın işine son verilmesi ve son olarak 50 kişinin daha işten çıkarılması, toplumsal adalet ve sosyal denge açısından çelişkili bir tablo olarak değerlendiriliyor.

“Gitmesin” Diyenler Neden Böyle Düşünüyor?

Bu noktada kamuoyunun sorduğu temel soru daha da belirginleşiyor: Van Valisi Ozan Balcı’nın görevine devam etmesini savunanlar bu görüşlerini hangi gerekçelere dayandırıyor?

Yapılan değerlendirmelerde bu kesimlerin genel olarak üç grupta toplandığı ifade ediliyor.

Çalışmaları ağırlıklı olarak sosyal medya ve resmî açıklamalar üzerinden takip edenler, Projelerden görev, yetki veya yakınlık beklentisi olan çevreler, 

Mevcut tabloyu kullanarak kendisini daha avantajlı konumlara taşımaya çalışanlar.

Bu durum, “Cumhuriyet tarihinin en iyi Van Valisi” söyleminin nesnel ölçütlerden ziyade algı ve beklentiler üzerinden şekillendiği yönündeki yorumları güçlendiriyor.


Tartışma Kişisel Değil, Yönetimsel

Ortaya çıkan tablo, meselenin bir valinin gitmesi ya da kalmasından çok; katılımcı yönetim anlayışı, bilimsel ve planlı yatırım politikaları, şeffaf ve hesap verebilir ihale süreçleri, toplumsal adalet ve eşitlik başlıklarında yoğunlaştığını gösteriyor.

Van’ın ihtiyacı; çok sayıda proje değil, ortak akılla planlanan, sahadaki gerçek ihtiyaçlara cevap veren ve uzun vadede sonuç üreten bir yönetim anlayışıdır.

Kamuoyunun sorması gereken temel soru ise hâlâ geçerliliğini koruyor:

Van, vitrin projelerle mi yönetiliyor; yoksa geleceği birlikte mi planlanıyor?

Valiciler, İhaleciler, Gericiler

Van’daki tartışmaları farklı bir çerçeveden ele alan bazı kesimler, yapılan eleştirileri üç başlık altında değerlendiriyor: “Valiciler”, “İhaleciler” ve “Gericiler”.

Bu yaklaşıma göre “Valiciler”, mevcut yönetimi koşulsuz destekleyen ve bu desteğin arkasında beklenti ya da yakınlık ilişkileri bulunduğu iddia edilen çevreleri ifade ediyor. “İhaleciler” ise kamu alımları ve doğrudan temin süreçleriyle ilişkilendirilen gruplar olarak tanımlanıyor.

“Gericiler” nitelemesi ise, bu iki kesim tarafından çoğu zaman muhalif olarak görülen ve yapılan hizmetleri eleştiren kişi ve gruplar için kullanılıyor. Ancak bu tanımlamanın, eleştirinin içeriğini tartışmak yerine eleştirenleri itibarsızlaştırmaya yönelik bir söylem ürettiği yönünde değerlendirmeler de bulunuyor.

Bu çerçevede dile getirilen ortak görüş, Van’da bugün “büyük yatırım” olarak sunulan birçok çalışmanın, aslında uzun yıllar ihmal edilmiş temel ihtiyaçlardan oluştuğu ve geç kalınmış bu hizmetlerin büyük başarı hikâyeleri olarak sunulmasının tartışmalı olduğu yönünde şekilleniyor.